tüm yazıların ortak amacı ona artık beni sevmesi gerektiğini anlatmaktı,
gecelerden çıktık gündüzlere geldik,
bir insan sevmemek konusunda anca bu kadar inatçı olur.
Hayatınızdan çıkartacağınız insanlar için biraz cesaret lazım, yoksa hep aynı yerde dönüp dolanıyorsunuz.
Beni bırak dedi,
burada bırak,
dağınık cümleler içinde,
eskimiş bir barın sahnesinde, titrek ellerim ve gıcıklanan sesim ile bırak.
yeter ki bırak, dedi.
ruha katılacak yeni aromaları bırak,
gülümseyişini,
özlemini,
kahkahanı bırak dedi.
kırılan parmakların yerine,
kopan dilin olsun ki söyleyeme o güzel sözleri, dedi.
gözlerin parçalansın kalbinden içeri aksın gördüğün her şeye aşık ol, dedi.
“gelme”
en son “gelme” dedi,
”beni sevmeden” sonra,
“beni özleme”nin hemen ardında,
“gelme” dedi.
gittiğim yere gelme,
al şu bana sırnaşık ruhun sende kalsın dedi,
her şeyi al, dedi.
başka bir şey varmış gibi.
lütfedip bir parmak uçlarımı aldı,
yüzünde gezdireceğini söyleyip,
kirpiklerimi aldı öpeceğini söyleyip,
kahkahalarımı ve sınırsız cümlelerimi geride bıraktı.
dün bana yine ruhunu al git, dedi.
titredim,
insan birine verdiği hediyeyi nasıl geri alır, dedim.
07 mayıs 2012
Demet Açıkgöz
adanacak başka insan kalmamışcasına,
Yine bir kalabalıkta yine şarkıların arasında seni görme ihtimalimi teptim bugün,
Değişik bir güven; değişik bir mutluluk getirdi beraberinde,
Geçen günlere ve değişmeyen sesine inat sanırım başkalarını da sevebilmeye,
Daha doğrusu başkalarında da sevilecek yanlar görebilmeye başladım,
Mesela artık Portishead’in album kapağını gördüğümde ağlamıyorum,
Uzun zaman sonunda “Cat Power” şarkıları anı dolu değil sıkıcı gelmeye başladı,
O günden sonra hiç Duman’ı canlı dinlemedim mesela,
Kadına dönüp “daha sonra lütfen, ben bu anı çok bekledim” dedim,
Düşündüm de nasıl demişim bunu acaba…
şimdi ise bunu hatırladıkça koca bir kahkaha atıp, büyük bir utançla birlikte yüzümü ellerimle kapatıyorum.
Senden başkalarını da sevmeye başladım,
Daha doğrusu sevilecek insanlar olduğunu gördüm.
“Tam istediğim gibi mi dersin?” sorusuna üzüntülü cevaplar verebileceğim insanlar tanıdım,
Sevecektim,
tam da sevecektim kısmet olmadı, diyelim.
Ben sevecekken başkası sevdi yerime.
Yine de, Süreya okuyabiliyorum mesela,
ve bu satırları sanırım daha öncede yazmıştım.
Planlarım arasında “seni öpüp doğurmak” vardı,
Saklı kıta afrika.
Ah
Karlar üzerinde elimi gezdirip,
Dokusunu hissetmek vardı.
Küçücük bir gülüşün ardından korkusuzca öpmek vardı,
Yine de; Gül dallarına doladığım dilekler arasına koymadım seni,
Mutlu aşk istedim,
Karşılıklı aşk istedim,
Hiçbiri bize uymadı,
Adını yazamadım.
Pişman da olmadım işin aslı.
Seni çok sevdim.
Ama, ne olur,
Yalvarırım bu sene doğum günümü unutma,
Unutma işte.
“Umursa”,
“Umursuyormuş gibi davran.”
Bir de,
hediye olarak belki de;
Kalbimi avucunun içinden yavaşca yerine bırak,
Bu gereksiz zulüm devam etmesin.
Seni çok sevdim,
Ama senden başkalarını da sevmeye başladım.
06 mayıs 2012
Demet Açıkgöz
Tırnaklarım ne kadar kısaysa o kadar batmışım mutsuzluğa,
makyajım ne kadar düzgünse,
ne kadar dalıp gidiyorsam,
ne kadar çok karnım ağrıyorsa,
ne kadar ders ekiyorsam,
çalışmıyorsam o kadar mutsuzum.
Ne kadar çok gülüyorsam ve ne kadar çok sarılıyorsam,
o kadar batmışım mutsuzluğuna.
Özlem gidermenin bir boka yaramadığını öğrendim,
ego tatminlerini bir kenera bıraksak da adam gibi kahve içsek diyorum.
senle alakalı hiçbir beklentim olmadığı,
senden adam olmayacağı gerçeğini körüklüyor.
Kötü mü bilemiyorum lakin kurtluyorum sanırım senden,
depresyonda tavırlarımdan,
mide ağrılarımdan,
fazla kilolarımdan.
renkli giyiniyorum mesela artık,
kırılıyorum ama çabuk toparlanıyorum.
seçenekler arasından seni seçmiyorum artık,
üzülüyorum.
üzücü mü aslında hiç bilemiyorum,
seni özlemiyor değilim,
seni sevmiyor hiç değilim,
ama ,
ama’nın devamını getirecek hal derman yok bende,
işin özeti,
bir kahve içeriz belki.
05.05.2012
0014
Demet Açıkgöz
…
Ruhum gidiyor sonra,
Tutabilene aşk olsun,
Tutsa olacak aşk ya, canı sağ olsun…
itiyor elinin tersiyle,
Şükrediyor öpüyorum elinin tersini,
centilmen ruhum ölemiyor içimde,
izin verse öpmeye devam edeceğim elini,
Silkeliyor beni,
“Kendine gel”,
“Sen bana gel” diyorum içimden,
İçimden neler diyorum,
Sevişsek,
Öpüşsek,
Sarılsak,
yüzüme bakıyor.
“Hava” diyorum,
“Hava bugün ne güzel.”
04 mayıs 2012
Demet Açıkgöz.
Ruh beni al oradan oraya savur bu gece, sayacın sıfırlandığı gündeyim.
sese hasret kalmıştım,
kulaklarım heyecana kapıldı,
kalbimi durdurdum.
kalbimi yok ettim.
beynim hiç olmadığı kadar büyük bir yük aldı omuzlarına,
zor oldu,
ama oldu.
inaç sağlandı, ruh bütünlendi,
yakınlık kuruldu ve füze gönderildi.
varlığını unuttuğum Tanrı inancına bu gece geri dönüyorum,
meleklerin etrafımda olduğunu hissediyorum,
onlar bana yol gösteriyor,
sağımdan ve solumdan çekiştiriyorlar.
bin gün ve otuz beş saat benimle oluyorlar.
ruhum ihtiyacını buluyor.
buldu.
gerisi mühim değil.
Değişime devam ediyorum,
seni çok seviyorum,
sen de beni sev,
ne olur.
29 nisan ‘12
Demet Açıkgöz.